İstanbul Havalimanı’ndan İlk Tarifeli Sefer

İstanbul Havalimanı’ndan İlk Tarifeli Sefer

Bayrak taşıyıcı havayolumuz Türk Hava Yolları, İstanbul’un yeni havalimanı’ndan tarifeli seferlerin 31 Ekim’de başlayacağını Genel Müdür Bilal Ekşi’nin twitter hesabından duyurması üzerine Bağımsız Havacılar haber sitesinde haberini hazırlarken, diğer taraftan da bu ilk sefere bilet satın almak maksadı ile THY’nin web sitesine girdim. Fakat ne şekilde arama yapsam da ilk uçuşa ait bileti satılır halde göremedim. Haberini o anda yapıyordum, bilet ne zaman bitmiş olabilirdi ki? Hem bilet bitmiş olsa da sefer orada yazılı olup, dolu yazması gerekirdi.

İlk uçuşa bir türlü ne bilet satın alabiliyor ne de davet edilmiştim. Herhalde sadece protokol davet edildi diye düşündüm. Bunun üzerine hemen ertesi gün için, paranın satın alabildiği ilk sefere İstanbul’dan Esenboğa Havalimanı için gidiş-dönüş bilet aldım. Zaten biletler yılbaşına kadar promosyon fiyatları ile satılıyor.

31 Ekim akşamı haberlerde ilk yolculuğun haberini görünce elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi üzüldüm, neredeyse ertesi sabah gitmekten vazgeçecektim.

1 Kasım günü sabah erken saatte Düzce’den yola çıkarak 260 km otomobilimle seyahat ederek İstanbul Havalimanı’na ulaştım. Aslında Düzce’den 230 km yolculukla Ankara’ya varılıyordu fakat amacım yeni havalimanını görmek ve ilk uçuşta bulunmak olduğu için buna değerdi.

İstanbul Havalimanı’na varınca etrafta yoğun bir inşaat faaliyeti göze çarpıyor. Aracımı hemen giden yolcu terminalinin karşısındaki otoparka bıraktım, şimdilik başka park yeri de yok zaten fakat alan fazlasıyla yeterli. Havalimanı gerçekten muhteşem, devasa, ferah ve çok güzel. İnsanlarla dolunca eminim ki çok daha güzel olacak. Biniş kartı almak ve kapıya gitmek şimdilik kolay. Havalimanının tamamı açılınca büyüklüğünden dolayı bu işlemler biraz daha fazla zaman alacağa benziyor.

Tam zamanında motor çalıştırıp taksi yoluna çıkıyoruz, önümüzde “follow me” aracı var. Büyük havalimanının ne olduğunu, uzunca bir süre taksi yaparak, pistler arasından geçerken anlıyorum. Hızlı bir kalkışın ardından güzel bir yolculukla Esenboğa Havalimanı’na varıyoruz. Koskocaman Esenboğa, gözüme ufacık geliyor. Bir saat bekledikten sonra tekrar aynı uçakla dönüşe geçiyoruz. Yeni havalimanına inerken etraftaki çalışmaları izliyorum. Her yerde hummalı bir çalışma var.

Yeni havalimanı beni çok etkiledi. ”İş yapmaz” diyenler geliyor aklıma, gülesim geliyor. Bu tip yapıların en güzeli yabancılarda olur kompleksimi yeniyorum. Açılış gününün 29 Ekim olduğunu ve Cumhuriyetimize armağan edildiğini düşününce göğsüm kabarıyor. Bazıları kızıyor neden Cumhuriyet Bayramı kutlamaları burada bir açılışa kurban edildi diye, benim doğum günüm 28 Ekim’de açılsa, benim doğumuma armağan edilse daha mı iyiydi? Yada 30 Ekim’de açılsaydı daha mı iyi olacaktı.

Gördüğüm kadarıyla burası gerçekten bir zafer anıtı oluyor.

Bu eseri ülkemize kazandırıp, Cumhuriyetimize armağan edenlere yürekten teşekkür ediyorum.

 

Bu geziden görüntüler

 

İnstagram adresim için logoya tıklayınız

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

105

2 YORUM

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.