Sokak Hayvanları

Sokak Hayvanları

1538

Sokak hayvanları, sevenler için de nefret edenler için de kanayan bir yaradır.Aslında sokak hayvanı diye bir tür veya bir ırk yoktur. Kendi aralarında üreyerek de nesillerini devam ettiremezler. Zaten üreyecek kadar uzun yaşama şansları da pek yoktur.

Sokak hayvanı, tamamen insan eseri olup, kesinlikle bu kötü görünümlü hayvanların suçu değildir. Sahiplenilmiş bazı hayvanlar ithal mamalarla beslenirken, bu hayvanlar şanslıysalar çöplerden bir şeyler bulup açlıklarını kısmen giderebilirler.

Karınlarımız tıka basa tokken, hatta kilo fazlamız varken hemen yarım metre ötemizdeki bir kedi, bir köpek veya bir serçe ölüm eşiğinde aç olabilir ve genelde hepsi de açtır. Yanıbaşımızda aç bir hayvan varken tok gezmek bizi mutlu edebilir mi?

Sahiplenilmiş hayvanlar, heves geçmesi sonucu sokağa atılabiliyor. Hastalandıklarında, yaşlandıklarında sokağa atılabiliyor. Hatta bu hayvanların yavruları sokaklara atılıyor. Birlikte yaşanmış, hatırası olan bir hayvanı veya yavrularını sokağa atabiliyorsak, nasıl bir hayvansever hatta insan olduğumuzu sorgulamamız gerekir.

Bütün bunları mesleğim gereği veya hayvansever olduğum için yazmıyorum. Psikolojik sorunları olan, insanlarla iletişim kuramayan sözde hayvansever ama insansevmez olduğum için de yazmıyorum. Sadece insan olmanın gereği olarak, sokakta donmuş hayvanlar gördüğüm için yazıyorum.

Sokak hayvanlarına benim kadar karşı olan kimse olamaz. Sokak hayvanını ortaya çıkaran sisteme tamamen karşıyım. Sokak hayvanı diye bir şeyin olmaması gerektiğini savunmaktayım. Fakat korunması gereken en kutsal şey, yaşamdır. Gitti mi telafisi yoktur.

Sokak hayvanları sorunu, bu hayvanları sahiplenmekle çözülmez. Çözümü çok basittir aslında:

Sokak hayvanlarının kaynağı, sahiplenilmiş hayvanlar olduğuna göre; sahiplenilmiş hayvanların takibiyle kolaylıkla çözülebilir bu sorun.

Bu maksatla kayıtsız şekilde hiçbir hayvan sahiplenilemez olursa, hayvan bakan herkes kayıt yaptıracak, takip altında olacaktır. Böylece insan ve çevre sağlığı açısından aşıları yapılıyor mu, insan sağlığını da tehdit eden parazit mücadelesi yapılıyor mu, doğan yavruları sahiplendirildi mi, hepsi bilinecektir. Kurallara uymayanlar tazminat cezalarıyla cezalandırılmalıdır. Bakın o zaman sokağa bırakılan bir hayvan olacak mı?

Tüm bu girişimler, öncelikle insan refahı için yapılmış olacaktır. Küçük çocukların ve yaşlıların, kendisini koruyamayacak kişilerin ve hatta gücü kuvveti yerinde dahi olsa sürü saldırısına uğraması önlenmiş olacaktır. Kimse farkında olmasa da bu hayvanların sokaklara saçtığı parazitler, insan hayatını tehdit etmektedir. Bu sorun da ortadan kalkacaktır. Sokak hayvanlarına çözüm bulmayan yöneticiler ne insanlara ne de hayvanlara değer vermiyor demektir.

Aşılayıp sokağa bırakmak, ancak aşılanan hastalığa karşı korur. Kısırlaştırmak da üremelerini engeller. Bu yapılanların hiçbiri, sokak hayvanlarının gerek saldırarak, gerek parazitleriyle bedenimize, zavallı görüntüleriyle vicdanlarımıza verdiği zararı önlemez.

Sokaklarda hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğü bu kış günlerinde, sokak hayvanları açlıktan ölümle, biz insanlar da çevreye duyarlığımızla imtihan oluyoruz. Aç bir sokak hayvanının soğuk bir kış gecesinden sağ olarak çıkabilmesi zordur. Lütfen ihmal etmeyelim, sokak hayvanlarını besleyelim. Bir dilim ekmek olsa bile.

İlgisizlik sonucu donmak üzere olan eşekler
İlgisizlik sonucu donmak üzere olan eşekler

YORUM YOK

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.