Tohum

Tohum

2542

Adı GDO olsun veya hibrit olsun, doğal sürece müdahale edilmiş tohumlar geleceğimizi tehdit ediyor olabilir mi?

Genetiği değiştirilmiş organizma kısaca GDO tohumlar elde edilirken, farklı canlılara ait genler, teknik yöntemlerle tohuma aktarılır. Yani GDO tohumda farklı canlılara ait genler bulunur.

Hibrit=melezleme tohum teknolojisi daha farklıdır. Aynı türün farklı örnekleriyle melezleme yapılmasıdır. Kıvırcık koyunu ile sakız koyununun melezlemesi gibidir, bir domatesin başka domatesle melezlenmesi. Ne hikmetse elde edilen özellik, ebeveynlerinde olanların çok daha ötesindedir.

Farklı türlerle yapılan at ve eşek melezlemesi sonucu katır oluşumu gibi melezlemelere değinmeyeceğim. Bu melezleme türü ancak kromozom sayısı eşit olan farklı türlerde olabilir.

sebzeler

 

Burada şunu da söylemeden geçemeyeceğim; hibrit tohumdan üretilen aynı tarla veya seradaki sebzeler ne hikmetse birbirinin kopyası gibi karşımıza çıkıyor. Aynı renkte, aynı boyutta ve aynı ağırlıkta olmaları gibi. Bu benim kafamı karıştıran bir konu fakat anlatmak istediğim bu değil.

 

 

Tohumla ilgili dikkatimi çeken iki sorun var:

Bunlardan birinci sorun; doğal beslenmeyle ilgilidir.

Neticede yenilen sebze ve meyveler doğal bir süreçten gelmiyor. İnsan eliyle değiştirilmiş bir şeyler var. Hibrit konusunda doğa bile kendini koruyor  bu tohumlardan tekrar üremeyerek. Fakat bizler kendimizi korumuyoruz, zaten doğal tohumu ekmek, satmak da 2006 yılında çıkan tohum kanunu ile yasak.

Doğal olmayan, yani gidişata insan müdahalesi yapılmışa karşıyım. Binlerce yıldır süregelen bir süreç son 50-60 yıldır sürekli müdahaleye uğruyor. Bu sürecin sonu nereye gidecek kimse bilemez. Deneme sürecinde olduğumuzu, bu ürünleri tüketen bizlerin de denek olduğunu söylersek, hata etmiş olmayız.

İkinci sorun; gelecek ve ülke bağımsızlığı açısındandır.

Atalarımızdan bizlere kadar nakledilmiş olan tohumlar neredeyse yok oldu. İnsanlığın mülkiyetinde olan tohumlar artık kullanılmıyor. Bunların yerine sertifikalı tohum denilen hibrit tohumlar kullanılıyor. Her çiftçinin de tohum bankası olmadığına göre, doğal tohum bulmak çok zor.

Bu tohum üreten firmalar, tohum satmazsa ne olur? Ekecek tohumumuz olmadığı için karpuz yiyemeyiz. Sonra domates yiyemeyiz. Bu kadar mı? Hayır, buğday ekemeyiz, sebze ekemeyiz, maydanoz bile ekemeyip aç kalırız.

Tohum üreten firmalar neden tohum satmasın ki? Tohum hibritlenerek stratejik bir ürün haline gelmiştir. Su için ne kavgaların olduğunu biliyorsunuz, gelecekte ne savaşların çıkacağını tahmin edebiliyorsunuz değil mi?

Tohum konusunda dışa bağlı değiliz yerli üretim artıyor dense de, yerli firmaların kimin gölgesi altında üretim yaptıklarına, kendi iradeleriyle üretim yapıp yapamayacaklarına bakmak lazım.

Bu yazı bugünden yarınlara hazırlıklı olma uyarısı için yazılmıştır. Doğal tohumlara dönmekte ne gibi bir sakınca olabilir? Doğal tohumlar insanlığı beslemekte yetersiz gelir deniliyor, pekala hibrit tohumlar açları doyurmuş mudur? Dünyada açlık son mu bulmuştur? Bahanelerden kurtulup, doğala dönmemiz, sağlığımızı ve geleceğimizi düşünmemiz gerekir.

Hibrit tohum üretimi devam edebilir, isteyen bu tohumları eker ve sebze yetiştirir, isteyen de bu tohumlardan elde edilen sebzeleri tüketebilir. Fakat doğal tohum ekiminin, alım satımının yasaklanması tohum firmalarına verilen bir imtiyazdan başka bir şey değildir.

Tohum konusundayken tükettiğimiz birçok gıda aslında bir sebzenin tohumu olabiliyor kurufasülye, nohut, mercimek veya buğdaydan ekmek, börek gibi. Aslında o sebzenin tohumu olan bu kuru gıdaların kurtlanmaması veya tohumluk olarak kullanılmasının engellenmesi maksadıyla radyoaktif işlemlerden geçirilmesine de karşıyım. Bu işlemden geçirilen kuru gıdaların genetik yapısı bozulmakta ve böylece genetiği bozulmuş gıdalar tüketmeye zorlanmaktayız.

tohum (1)

 

Doğala dokunmayın, doğala müdahale etmeyin. Para kazanma hırsı, insanlığın geleceğinden daha önemli olamaz.

Bir not:

1974 yılında Henry A. Kissinger, başkanın ulusal güvenlik danışmanı olduğu sırada başkana sunduğu raporda “ tarım, tarım bakanlarına bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir. Petrolü kontrol ederseniz ülkeleri, gıdayı kontrol ederseniz insanları kontrol edersiniz. Yiyecek bir silahtır” diyor.

 

Tarımda kullanılan aletler tanktan üstündür. Değerini ancak aç kalanlar bilir.

 

ataturk traktörde

YORUM YOK

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.