Zehirli Yumurta

Zehirli Yumurta

399

Zehirli Yumurta Skandalı

Geçtiğimiz günlerde Almanya zehirli yumurta skandalıyla sarsıldı. Aslında zehirli olan yumurta değil, tavuktan yumurtaya bulaşmış bir insektisit ilaç kalıntısının bulunmasıydı. Alman yetkililer yumurtalarda bulunan bu kalıntının Fipronil maddesine ait olduğu tespit etmişler. Kedi köpek sahibi olup biraz dikkatli olanlar hemen fark edecektir, evcil hayvanlarında bit pire tedavisi için kullandıkları damla veya sprey tarzındaki ilaçların da aynı maddeden oluştuğunu.

Pekala kedi ve köpeklerde kullanılan bu ilacın, et-süt-yumurta gibi üretimde faydalanılan hayvanlarda kullanılması kanunen yasak iken yumurtalarda çıkması nasıl mümkün olabiliyor? Elbette yumurta tavuklarında da kullanılmasıyla. Burada iki olasılık var;

-Tavuk bitlerine karşı etkili ve kalıcı ilaç ürettiğini iddia edecek resmi veya merdivenaltı dediğimiz üreticilerin kasıtlı olarak bu kimyasalı kullanmaları.

-Tavuk bitlerine karşı ne yaptıysa bir türlü başarılı sonuçlar alamayan yumurta üreticisi çiftçinin son çare olarak bu etkili ve aynı zamanda tehlikeli maddeyi bilerek kullanmaları.

Her iki durumda da kasıt olduğunu görüyoruz ki zaten bu hayvan türü için üretilmiş bir madde olmadığı halde yanlışlıkla kullanılma ihtimali de yok.

Söz konusu Avrupa bile olsa neticede insan insafına kalmış bir konudur gıda güvenliği. Üretici kasıtlı veya bilgisi dışında gıda güvenliğini bozarsa burada yetkililerin müdahale isteği ve kanunların caydırıcılığı öne çıkar.

Avrupa o kadar da her işi kuralına göre yapar diye de bir durum yoktur. Ülkemizde 1999 yılından itibaren hayvanlarda kullanılması, üretilmesi, ithalatı yasaklanmış bir ilaç kimyasalını bize “sarı toz” veya “altın toz” ismiyle kaçak olarak yıllarca pazarladılar. Belki hala devam ediyordur, bilemiyorum. Antibiyotikleri variller içerisinde hem de çözelti olarak değil saf haliyle kaçak olarak ülkemize soktular. Üreticimizi yönlendirip ülkemiz veterinerlerinden ve bakanlık görevlilerinden gizli kaçak kullandırdılar. Bu maddeler nerede üretilmişti?

Fipronil skandalından sonra hala Alman yetkililerin söylemleri şöyle;

“Avrupa Birliği’nin ekolojik ve doğa dostu tarımın yeniden değerli hale gelmesi için tarım ve gıda politikalarını kökten değiştirmesi gerekiyor.”

Yani ilacı kasten kullandılar değil de bir şekilde tavuklara bulaştı diyor. Ya tarım politikalarında devrim tarzında değişiklik yapacaklar ve bu zorlayıcı planı uyguluyorlar; ya da bir bulaşma var diyerek örtbas etmeye çalışıyorlar.

Fipronil kalıntısı önemli mi

Karaciğer, böbrek, tiroit hasarına neden olduğu için elbette önemlidir ve gıdası için yetiştirilen hayvanlarda kesinlikle kullanılmamalıdır. Ülkemizde kesinlikle kullanılmıyor.

Mesleki alanım olduğu için hayvansal üretim açısından konuşabilirim ki gıda güvenliği konusunda ülkemiz çok ciddi ve sıkı bir şekilde çalışmaktadır. Biz klinisyen veteriner hekimler ilaç kullanmak zorunda kaldığımızda ne kadar süre ile elde ettikleri süt, yumurta gibi ürünleri veya kestikleri kasaplık hayvanı insan tüketiminde kullanamayacaklarını mutlaka bildiririz. Bu hem yasal zorunluluk hem de bizleri yetiştiren ülkemize olan borcumuzdur. Ayrıca kullandığımız her ilacın hesabını Gıda, tarım ve hayvancılık bakanlığına tek tek veririz. Şu an deneme aşamasında olan ve çok yakında yürürlüğe girecek e-reçete sistemiyle hangi hayvana ne ilaç kullandıysak ilgili herkesin ulaşabileceği bir veritabanında görülebilecek. Sütünü alan bilecek ki bu hayvanda ilaç kullanılmış. Aynı şekilde mezbahada kesilmeyecek veya yumurtası satışa sunulmayacak.

Üreticiye güveniyorsanız içiniz rahat olsun, gıdanızın ve dolayısıyla sağlığınızın güvencesi olan veteriner hekimlerimize güvenebilirsiniz. Yetiştiricilerimiz bizim önerilerimizin dışına çıkmasın yeter. Köpek için verdiğimiz ilacı tavuklarına sürerlerse biz bunu bilemeyiz.

Yılların hekimi olduğum halde kullanacağım ilacı protokollerle satın alıp yine aynı şekilde hesabını vererek kullanırken bazı yerlerde bakkalarda, spotçularda ilaç satıldığını duyuyoruz. Burada görev bakanlığımızın yapacağı gıda taramalarına ve bizlerin Alo 174’e yapacağı ihbarlar ile yapacakları baskınlara iş düşmektedir. Suçlu görülenlerin ağır cezalar alması (para hariç), gıdadan yakalananı eyvah dedirtecek cezaların getirilmesi şarttır.

Tüm yazdıklarımın özeti; gıda güvenliği için paraya çevrilmeyen hapis cezası şart.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

805

1212

YORUM YOK

Bir Cevap Yazın