Tarımda Neden Para Kazanamıyoruz?

Tarımda Neden Para Kazanamıyoruz?

870

(2013 yılı fiyatlarıyla, bir ürün üzerinden inceleme)

Mısır tarımı üzerine bir inceleme:

Gerek hayvancılık, gerekse insan gıdası olarak kullanılması, yaygın ve büyük boyutlarda yapılması sebebiyle mısır tarımı incelenmiştir. Diğer incelemelerin, buğday ve ayçiçeği üzerine olması düşünülebilir.

Ana giderler:

  • 1- Motorin
  • 2- Gübre
  • 3- Tohum
  • 1Motorin:

Sürme, tırmık : 7 Lt.

Ekim  : 2 Lt.

Ya ot ilacı atılacak : 1 Lt.

Ya da çapa yapılacak : 4 Lt.

Gübre : 1 Lt.

Silaj : 6 Lt.

Sulama : 5 Lt.

Toplamda karşımıza 15 litre mecburi harcama,

çapa yaparsak 4 Lt. , ot ilacı atarsak 1 Lt. daha ilave harcama

silaj yaparsak 6 Litre daha harcama ile,

genel olarak yapılan 22 litre motorin harcaması olarak karşımıza çıkar

22 Lt. x 4.25 = 93.5 TL.

  • 2Gübre:

Toprak altı gübresi : 65 TL

Çapa gübresi: 65 TL

  • 3Tohum :

45 TL

Görüldüğü üzere global firmaların ürettiği 3 ürüne mahkumuz ve harcamalarımızın ana gider kalemlerini onların ürünlerine harcıyoruz.

1 Ton mısır alırsak elimize 500 TL. geçer ve yaptığımız masraf 203.5 TL.dir. Bu masraflara ilaç, arazi kirası, traktör masrafı, insan gücü dahil değildir. Bunlar da katılsa, para kaybetmemek için ziraat yapmamak gerekir.

Bu konunun incelenmesi; tarım ve hayvancılığın sürekliliğinin sağlanması, çiftçimizin para kazanır hale gelmesi maksadı ile yapılmış olup, siyasi bir amacı yoktur.

Kimyasal gübrelerin insan ve hayvan nesli üzerinde yaptığı olumsuz etkiler sebebiyle yeryüzünde kullanılmasının insanlık suçu kabul edilmesi gerekirken, bir bu maddelere kazanamadığımız paraları akıtmaktayız.

Çok güçlü zehirler olan bu maddeler, atıldığı topraktaki faydalı biyolojik yaşamı (böcek, solucan, mantar vb.) sonlandırmaktadır.

Topraktaki mineral maddeler ile birleşerek (şelat) bitkinin emilim yapamayacağı formlara girmesine sebep olmaktadır. Bu da bitkilerde olması gereken mineralin artık olmayacağı anlamına gelir.

Atıldığı anda ( hafif yağmurlardan önce tercih edilir) su birikintilerinden içen yabani hayvanlar, sürüler halinde ölürler. Tarlalarda kuş, yılan, fare miktarı inanılmaz derecede düşmüştür.

Bu maddeler bitkilerin köklerinden emilip bünyesine karışan miktarının %30 gibi bir kısmı hiçbir değişikliğe uğramadan (metabolize olmadan) sebze, meyve son ürünün içerisinde bulunduğu araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Oran çok ciddi bir miktar olup, hiç olmasa tüketime sunulan sebze ve meyvelerin özsuyunda saf gübre olduğunu bilmek KORKUNÇTUR.

Binlerce yıllık tarım içerisinde kimyasal gübreli tarım kaç yıldır yapılmaktadır? Kullanılım geçmişi 100 sene bile olmayan kimyasal tarım, insanlık tarihi göz önüne alındığında deneme aşamasını bile geçememiştir. O halde kimyasal tarımla üretilen ürünleri kullanan insan ve hayvanların da denek olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Çözüm: Atalarımızdan bize miras kalan gübrelemedir. Aslında çok değerli bir madde olan hayvan gübreleri, günümüzde bir atık olarak görülmekte ve doğru değerlendirilemeyip başa püsküllü bela gibi algılanmaktadır.

Bir aylık kapalı tanklara alınması ile hem doğalgaz elde edilip hem de birinci kalitede yanmış, organik gübre elde edilip, gerek ziraat alanları gerekse doğal veya suni meraların gübrelenmesi gerçekleştirilebilir.

Tohumlar her ne kadar genetiğinin değiştirilmediği iddia edilse de, elde edilen üründen tekrar ekildiğinde çıkmayanlarının GDO olduğunu düşünmekteyim. Terminatör gen konulması, gen yapısına müdahale değil midir?

Seleksiyon: En tercih edilen ürünlerin tohumlarının ekilmesi ile elde edilen tohumların, sürekli bu işleme tabi tutularak, mevcut ürünün en güzelinden çoğaltmayı amaçlar.

Oysa burada yapılan, her açıdan mükemmelleştirmek, hastalıklara dayanıklı kılmak veya sorun ne ise o sorundan etkilenmeyecek bitki elde edecek tohumu üretmektir. Ayrıca bu tohumdan elde edilecek tohumların kullanılamaması da ticari garanti olmalıdır.

Tohumun içinde bir genetik yazılım bir de embriyoyu çimlendirecek besin maddeleri vardır hepsi bu. Tohumda ne yapılmış olabilir ki bu vasıflara kavuşmuş olabilsin? Ne gibi bir değişiklik yapılabilir genler haricinde? Bir örnek vereyim;

Eşek yetiştirirsiniz, üretmek için elbette en iyisini seçer başka en iyisi ile çiftleştirirsiniz. Elde ettiğiniz seleksiyon ürünüdür. Fakat at ile çiftleştiriseniz doğal yoldan genetiğini değiştirmiş olursunuz. Artık o yavru ne eşektir ne de at.

Anlaşılır olması ve kromozom sayısı aynı olduğu için bu örneği tercih ettim. Tabii ki tohumlarda bu işlemler laboratuarlarda ve herhesin bilemeyeceği tekniklerle yapılaktadır.

Ürettiğimiz 1000 Kg. mısırdan 5 Kg kullanarak ekim yapacağımıza, 500 TL olarak elde ettiğimiz gelirimizden  45-50 TL. harcayıp tekrar ekim yapmaktayız. Masraf farkı şöyledir;

Kendi tohumumuzdan %0,5

GDO tohumdan %10

Böyle bir masraf kabul edilebilir mi? Ne üstünlüğü vardır doğal tohuma karşı? Üstelik GDO ürünlerin kanserojen olduğu sürekli olarak araştırma sonuçlarında açıklanmaktadır.

Motorin, eğer ki atlı, öküzlü tarıma dönmeyeceksek kullanımı mecburidir ve alternatifi şu an için görünmemektedir. Akaryakıtların araç motorlarında yanması sonucu çıkan duman, dünyanın başına beladır. Belki de kitlesel kanserlerin hazırlayıcısı, yapıcısıdır. Bu halde hala bir alternatif geliştirilememiş olması dünya siyaseti ile ilgili olsa gerek. Bana göre elektrikli traktör de olabilir, uçak da. Tek sorun mühendisliğin önünün açılmaması ya da hatta en doğrusu önünün kesilmesi olabilir.

Tarımda motorin ciddi bir harcamadır ve bu konuda ancak devletler sübvansiyon uygulayıp, masrafları ilk kalemde düşürebilirler. İlk kalemde ucuzlatma zincirleme olarak ucuzluğa sebep olur.

Görüldüğü üzere tarımın devamlılığı, karlılığı, çevreye zarar vermeden nasıl yapılabilirliği üzerine basit bir çalışmadır. Bu çalışmanın akademik ölçekte, detaylı rakamlarla yapılmasının bir gereği yoktur çünkü yıllardır bu şekilde gelmiş, son yüzyıl içerisinde müdahalelere maruz kamıştır ve şimdiden tökezlemektedir. Bu tarım sisteminin, bu ürünlerle beslenen insan neslinin devamı tehlike altındadır. Görmek içinüniversitede kürsü sahibi olmak gerekmez, farkında bir bakış yetmektedir.

Şu üç kalemin üreticileri, “Dünya’nın neresinde tarım yaparsanız yapın ben kaymağını alırım” demektedirler. Farkına varalım.

Yazdıklarıma karşı çıkacak olanlara peşinen söyleyeyim; insalık tarihi kadar eski olan tarım tarihinde, son yüzyılda yapılanlar kadar marjinal bir değişiklik yoktur. Para kazanma hırsı yüzünden gelecek nesillere, kullanılan gübreler yüzünden TOPRAK, GDO tohumlar ile gerçek TOHUM kalmayacak. Modernizasyona tabii ki evet, doğallıktan sapan, zararlı olan değişikliklere HAYIR.

 

Buraya yazarım 50 kişi okur.  Tohumcular, gübreciler milyonlarca liralık reklam yapar, milyonlarca insana ulaşır, etkiler. Verimli tarım ile açlığa çare oluyoruz derler.

İyi değerlendirmek lazım, hangi aç insan “alın fazla ürettik bu da senin olsun, doyur karnını” diyerek doyuruldu? Hangi ülke açlıktan kurtarıldı? Çok ürün alınınca ucuza mı mal edildi? Masraflar yüzünden tarım yapılamaz hale mi geldi?

YORUM YOK

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.